Çocukların Canı Neden Sıkılıyor

Çocukların Canı Neden Sıkılıyor

Günümüzde, pek çok anne babanın çocuklarından en sık duydukları sözlerden biri “sıkılıyorum” oldu. Okuldan eve gelen bir çocuk çantasını bir kenara fırlatıp karnını doyurduktan sonra “anne ben çok sıkıldım” demeye başlıyor. Peki, neden çocuklarımız bu kadar çok sıkılıyorlar?

  Ebeveynlerin Davranış Şekli ve Sorumluluk Duygusu

Çocukların davranışlarının temelinde ebeveynlerin çocuklarına olan muamele ettikleri yatar. Örneğin aşırı derecede koruyucu davranan ailelerin çocukları akranlarına göre daha korkak yetişir. Durmadan sıkıldığını ifade eden çocukların hayatlarına bakıldığında genellikle bu çocuklara çok az sorumluluk verildiği görülür. Odasını çocuk yerine annesi toplar. Giysilerini dolaplara annesi yerleştirir. Yemek her zaman önüne hazır olarak gelir, çocuk bir sandviç bile yapamaz. Hatta çocuğun ayakkabılarını bile annesi ya da babası bağlar. Kısaca söylemek gerekirse çocuğun yapması gereken her işi anne babası yapar. Sonuç olarak çocuğun zamanını dolduracağı bir sorumluluğu yoktur ve ondan sıkılıyordur.

  Sınırsız Eğlence Düşüncesi

Modern hayatta çocukların ruh dünyasını sadece aile ve arkadaşlar etkilememektedir. Televizyon ve internet sayesinde çocuk tüm dünyadaki gelişmelerden ve trendlerden haberdar olmaktadır.

Maalesef son yıllarda genel olarak medyada insanlara en çok aşılanmaya çalışılan duygu “sınırsız eğlence” duygusudur. Bir oyuncak, bir giysi hatta bir lokmalık bir yiyeceğin reklamı yapılırken bile eğlence ve hazza vurgu yapılmaktadır. Çocuk bir oyuncağı alacak eğlenecek, parka gidecek eğlenecek, ardından sinemaya gidecek eğlenecek, ardından yemek yiyecek eğlenecek…

Bir eğlence bombardımanı. Peki, bu çocuk hiç durup dinlenmeyecek mi? Üzülmeyecek mi, ağlamayacak mı? Ya da düşünmeye zamanı olmayacak mı? Mutluluk ne kadar insani bir duyguysa ve bir ihtiyaçsa üzüntü de o kadar insani ve ihtiyacımız olan bir duygudur. Sürekli eğlenerek zaman geçirme düşüncesi çocukların eğlenecek bir durum olmadığında sıkılmasına neden olmaktadır. Çünkü çocuğun beyni sadece eğlenmeye ve mutlu olmaya odaklanmıştır.

  Teknoloji

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte oyun, eğlence ve genel kültür anlayışı da değişmiştir. Özellikle cep telefonuyla birlikte her bireyin hayatına teklifsizce giren internet sürekli renkli bir dünya sunmaktadır. İnternette bir oyuna dalan çocuk saatlerin nasıl geçtiğini fark etmez bile. Peki, bu kadar bağlandığımız bu sanal dünya elimizden alınırsa ne olur? Yapabilecek hiç bir şey bulamayız ve çok sıkılırız. İşte çocukların içine düştüğü sıkılganlık duygusu da aynen böyledir.

  Çocukları Sıkılganlık Duygusundan Kurtarmak İçin Neler Yapılabilir?

– Yaşlarına göre hayata geçirebilecekleri sorumluluklar verilmelidir. (Odasını toplamak, ev işlerinde annesine yardım etmek, hatta imkan dahilinde ise uzun tatillerde ev bütçesine katkıda bulunabileceği bir işte çalışmak vb.)

-Küçük yaşlardan itibaren hayatın sadece olumlu yönlerini değil olumsuzluklarını da çocuğa gösterilmelidir.

-Minik zaman dilimlerinden başlayarak çocuğa hiç bir şey yapmadan sadece düşünmeyi, hayal etmeyi, kendi duygularının sesini dinlemeyi öğretmek gerekir.

-Teknolojik araçlarla geçirilen zamana sınırlama getirip, daha çok sosyal oyunlara yönlendirilmelidir.